
Eskiden Kaşıkla Verip Kepçeyle Alıyorlardı Şimdi Vermeden Alıyorlar
Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik zorluklardan çıkış için kaynak bulamayan yeni ekonomi yönetimi çareyi KDV oranlarını artırmakta buldu. Böylece eski ekibin yanlış ekonomi politikalarının faturasını/cezasını vatandaşa yani bize kesti. Ülkemiz ekonomik açıdan büyürken memurlara ve sabit gelirlilere büyümeden pay vermeyi aklına getirmeyenler ekonomik sıkıntının yükünü bizlere yükledi.
Eğer ekonomik zorlukların içinden çıkmak için kaynak bulunamıyorsa memur ve çalışanlar para kaynağı değildir. Öncelikle kamuda kontrol ve denetim mekanizmalarını etkin bir şekilde çalıştırarak gereksiz kamu harcamalarının ve kamu israfının önüne geçilmelidir. Usulsüz bir şekilde yüksek rakamlara verilen ihaleler engellenmelidir. İsrafın önüne geçilmeden vatandaştan daha fazla para alınarak olmaz bu işler.
Seçim öncesinde en düşük memur maaşının 22 bin liraya yükseltilmesi vaadi daha yerine getirilmeden tüketim ürünlerine yapılan zamlarla memurların cebinden fazlasıyla geri alınmıştır. Gidişat öyle gösteriyor ki bu zamlar bir süre daha devam edecek ve 22 bin liranın alım gücü seçim öncesindeki 12 bin lira kadar da olmayacak. Bu da şu demek oluyor, ekonomi yönetimi vermeden almanın derdine düşmüştür. Maşlardaki rakamları artırmak suretiyle bizleri oyalayarak sorunu geçiştirmeye çalışmaktadır.
Bundan dolayı bizim talebimiz rakamsal artışlarla oyalanmak değildir. Ekonomik açıdan katkısı olmayan rakamsal artışların hiçbir kıymeti ve değeri yoktur.
Bizim talebimiz, memurların aile bireylerine karşı sorumluluklarını yerine getirecek bir gelire ve sosyal hakka kavuşturulması, maaşlarının alım gücünün artırılmasıdır.

