Bağımsız Diyanet ve Vakıf Çalışanları SendikasıBağımsız Diyanet ve Vakıf Çalışanları Sendikası
2008 Sonrası Memurların Emeklilik Sorunu

2008 Sonrası Memurların Emeklilik Sorunu

19 Mayıs 20261Haberler

2008 sonrası göreve başlayan memurlar aynı işi yapmasına rağmen emeklilikte daha düşük maaş alacak.

Aynı unvan, aynı görev…

Farklı emeklilik sistemi, farklı gelecek.

Emeklilikte adalet için 5510 sayılı sistem yeniden değerlendirilmelidir.

01/10/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile birlikte, devlet memurlarının sosyal güvenlik hakları açısından ciddi bir eşitsizlik ortaya çıkmıştır. Kamu görevlileri, yalnızca göreve başlama tarihlerine göre “2008 öncesi” ve “2008 sonrası” şeklinde iki ayrı kategoriye ayrılmış; aynı işi yapan, aynı sorumluluğu taşıyan memurlar arasında büyük hak kayıpları oluşmuştur.

Ancak memurların emeklilik için uzun yıllar çalışmak zorunda olması nedeniyle, bu konu kamuoyunda yeterince fark edilmemekte; hatta hak sahipleri tarafından dahi gerektiği kadar gündeme getirilememektedir. Çünkü 5510 sayılı Kanuna tabi olarak göreve başlayan bir kamu görevlisinin emeklilik hakkını elde etmesi için en az 25 yıl fiili hizmet süresini tamamlaması gerekmektedir. Bu durum, 2008 sonrası göreve başlayan birçok memurun emeklilik sürecinin ancak 2033 yılı ve sonrasında gündeme gelebileceği anlamına gelmektedir.

Oysa bugün sessiz görünen bu sistemsel ayrım, gelecekte milyonlarca kamu çalışanının emeklilik hayatını doğrudan etkileyecek büyük bir sosyal adaletsizlik oluşturmaktadır.

2008 ÖNCESİ VE SONRASI MEMURLAR ARASINDAKİ FARK 01/10/2008 tarihinden önce göreve başlayan devlet memurları, emeklilik hakları bakımından 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine tabi bulunmaktadır.

01/10/2008 tarihi ve sonrasında göreve başlayan devlet memurları ise, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu hükümlerine tabi hale getirilmiştir.

Bu ayrımın en ağır sonucu ise emekli maaşı ve emekli ikramiyesi hesaplamalarında ortaya çıkmaktadır.

5434 SAYILI KANUNA TABİ MEMURLARDA EMEKLİ AYLIĞI 2008 öncesi göreve başlayan memurların emekli aylıkları;

Aylık,

Taban aylık,

Kıdem aylığı,

Ek gösterge,

Emekli keseneğine esas diğer unsurlar dikkate alınarak hesaplanmaktadır.

Bu sistemde memurun unvanı, kariyeri, makamı ve görev sorumluluğu emekli maaşına doğrudan yansımaktadır.

Ayrıca aylık bağlama oranı oldukça yüksektir.

5434 sayılı Kanunun 41. maddesine göre; 25 yıl hizmeti bulunan memura emekli matrahının %75’i oranında aylık bağlanmakta, 25 yıldan sonraki her tam hizmet yılı için bu orana %1 ilave edilmektedir.

Buna göre; 30 yıl hizmeti bulunan bir memurun aylık bağlama oranı %80 olmaktadır.

5510 SAYILI KANUNA TABİ MEMURLARDA EMEKLİ AYLIĞI 2008 sonrası göreve başlayan memurlar açısından ise sistem tamamen farklıdır.

Bu kişiler için emekli aylığı hesabında “ortalama aylık kazanç” esas alınmaktadır. Bu sistem, işçi statüsüne benzer bir hesaplama mantığı taşımaktadır.

Ancak bu hesaplamada;

Makam tazminatı,

Temsil tazminatı,

Görev tazminatı gibi memuriyete özgü birçok unsur yeterince dikkate alınmamaktadır.

Ayrıca SGK tarafından uygulanan güncelleme katsayılarının düşük olması nedeniyle, yıllar içerisinde maaşların emekliliğe yansıma oranı da düşmektedir.

En önemli sorunlardan biri ise aylık bağlama oranıdır.

5510 sayılı Kanunun 29. maddesine göre;

Her 360 günlük prim ödeme süresi için yalnızca %2 oranında aylık bağlama oranı uygulanmaktadır.

Buna göre; 25 yıl hizmeti bulunan bir memurun aylık bağlama oranı %50, 30 yıl hizmeti bulunan bir memurun aylık bağlama oranı ise yalnızca %60 olmaktadır.

Somut Karşılaştırma

Aynı kurumda çalışan, aynı unvana sahip, aynı maaşı alan iki memur düşünelim.

Her iki memurun da; 30 yıl hizmet süresi bulunduğunu,

Emekliliğe esas kazançlarının 20.000 TL olduğunu varsayalım.

30 Eylül 2008’de göreve başlayan memur

20.000 TL x %80 = 16.000 TL emekli aylığı alacaktır.

1 Ekim 2008’de göreve başlayan memur

20.000 TL x %60 = 12.000 TL emekli aylığı alacaktır.

Sonuç olarak;

Sadece 1 gün farkla göreve başlayan iki memur arasında;

Her ay 4.000 TL,

Her yıl 48.000 TL emekli maaşı farkı oluşmaktadır.

Üstelik makam, temsil ve görev tazminatı gibi unsurlar da hesaba katıldığında bu fark daha da büyümektedir.

Bu Durum Açık Bir Eşitsizliktir

Aynı işi yapan, aynı riskleri taşıyan, aynı statüde çalışan iki kamu görevlisinin yalnızca göreve başlama tarihine göre böylesine farklı emeklilik haklarına tabi tutulması;

Anayasa’nın 10. maddesindeki eşitlik ilkesine,

Anayasa’nın 60. maddesinde güvence altına alınan sosyal güvenlik hakkına,

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 14. maddesinde düzenlenen ayrımcılık yasağına açıkça aykırıdır.

Emekli İkramiyesinde de Belirsizlik Bulunmaktadır

Her ne kadar yeni memurlar açısından emekli ikramiyesi hesabında eski sistemdeki bazı ölçütlerin dikkate alınacağı belirtilmiş olsa da, mevcut düzenlemeler açık, net ve uygulama birliği sağlayacak nitelikte değildir.

Bu nedenle;

Emekli Sandığı Kanunu’nun Ek 82. maddesindeki muğlak düzenlemelerin kaldırılması ve emekli ikramiyesi hesaplamasının açık şekilde kanuni güvence altına alınması gerekmektedir.

2008 sonrası göreve başlayan devlet memurlarının emeklilik sistemi yeniden düzenlenmelidir.

Aynı işi yapan kamu görevlileri arasında yalnızca göreve başlama tarihine dayalı olarak oluşturulan bu büyük eşitsizlik giderilmeli; devlet memurlarının emeklilik hakları bakımından adaletli, hakkaniyetli ve sürdürülebilir bir sistem kurulmalıdır.

5510 sayılı Kanun, devlet memurları açısından yeniden ele alınmalı; emeklilik maaşı ve emekli ikramiyesi bakımından ortaya çıkan mağduriyetler ortadan kaldırılmalıdır.

Paylaş:

Haber Galerisi